
Yeni mahallesinde kahvede sohbet eden adama arkadaşları: ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun.
Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat yoksa pısırık olduğunu düşüneceğiz.'' derler.
''Kısaca anlatayım ...'' der adam. ''Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi. Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi ve at'a 'Üç' dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu.
Ben şok olmuştum ... Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi ata, neden vurdun kadın, manyak mısın sen?'' diye bağırdım ... Karım arkasını döndü ve bana 'Bir' dedi. Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

temel bır yarısmaya katılıp kazanır, ve kendısıne kıtap hedıye edılır.
kıtabın adı da duz mantıktır. temel hedıyeyı alırken sorar;
- bu kitapta ne yaziyo?
- okuyunca ogrenirsin...
- ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
- ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mi mesela -evet -var...
- o zaman icinde su da vardir?
- evet var...
- icinde su varsa balik da vardir....
- evet var...
- balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
- evet....
- hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
- evet
- o zaman senin sevgilin de
vardir?
- evet var
- yasli gorünüyorsun o zaman senin karin vardir?
- evet var..
- e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
- evet...
- bak gordun mu?...
temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken dursun’u gorur...dursuna sorar; -temel o ne?
- duz mantik kitabi!
- nasi bisiy bu anlat bakiim...
- bak simdi; sizin evde akvaryum var mi?
- yook!
- o zaman sen ifnesin....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!

hani su meşhur dörtlü vardi ya...bir ingiliz, bir fransız,bir amerikalı bir türk..işte bu defa onların esleri bir araya gelmiş önce ingiliz hatun başlamış anlatmaya:
- benim esim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır o gülü tüm vücudumda gezdirerek beni uyandırır.
amerikalı atlamış hemen:
- aaa benim esimde çok romantiktir. sabah ayak ucumuzdaki pencereyi
acar hafif rüzgar ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve esim mutlaka başucuma bir çiçek bırakmış olur.
fransız gülümsemiş kendinden emin:
-bunlar da ne ki benim esim her sabah ayaklarımdan başlayıp tüm
vücudumu ve en son da dudaklarımı öperek uyandırır beni, ben her sabah
mutluluğun doruklarında uyanırım.
sıra türk hatuna gelince o şaşkın şaşkın diğerlerine bakmış ve
demiş ki:
-ben öyle rospuluklardan anlamam çişim gelir uyanırım.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

doktorun biri doguda bir koye atanir. doktor
kendi koyu ve cevre
koyleri merak eder ve bir gun dolasmaya
cikar. yorulunca koyun meydaninda
bulunan kahvede ayran icmek ister. ayranini
icerken, meydanda bir
kalabalik gorur. hemen kalabalik
arasina dalar. bakarki yerde cok guzel bir
kadin yatmaktadir. doktor hemen " ben
doktorum acilin" der. kadini
kucagina aldigi gibi en
yakin bir eve goturur. ve derki " odayi
bosaltin
kadini muayene edecegim" bu arada iki
merakli koylu biri digerinin omuzuna
cikarak camdan odada neler olduguna
bakarlar. usteki alttakine anlatir.
-oglum doktor kariyi soyayi
-soyar oglum doktor bu
-oglum doktorda soyiniyi
-soyinir olum doktor bu
-oglum doktor kariyi tikiyi
- tiker oglum doktor bu der.
her neyse kadin ayilir ve doktorun el
ayagi opulerek ugurlanir. aradan
aylar gecer ve doktor ayni dusunceyle
koyegider ve yine bir ayran
soyler tam icerken bakarki bir kalabalik, tam
kalabaliga dalarken merakli
koylulerden birtanesi doktorun yakasina
sarilir ve..
-doktor bey doktor bey seni allah gonderdi...muhtar
emmi bayildi
sabahtan beri tikiyoruz ayilmiyo ....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!